“Bu âlemin revacını kesadsız, salahını fesatsız, yüksekliğini inişsiz, sulhunu cidalsiz, devletini zevalsiz, bakasını fenasız, ferahını belasız, sevincini mihnetsiz, nimetini gamsız, lezzetini elemsiz,şerbetini zehirsiz, lütfunu kahırsız, bahtiyarını zilletsiz, vuslatını firaksız, dostluğunu nifaksız görmüş kimse yoktur. Bu bir devir ki imaretleri harap, emelleri âyâp, izzetleri tahkir, tazimleri tasgır olan âfetler arsası, beliyeler menzilidir.”

 

Sinan Paşa

 

 

 

 

GÜNÜN ŞİİRİ

BENİ UNUTMA

Ümit Yaşar OĞUZCAN

 

 



 

Webmasterim.Com

 

ERGANİ

 

 

 

 

 

 

GÖNÜL SİTESİ; Eğitimci, şair ve yazar Naci GÜMÜŞ tarafından “Eğitim, Kültür, Sanat ve Edebiyat “ dünyasına pozitif katkı sağlama amacıyla hazırlanmış olup, “alın teri, göz nûru bir emeğin mahsulüdür.” Nette “iyilikte yarışma, sevgiyi çoğaltma, bilgiyi paylaşma, vefa duygusunu yaşatma” gibi  kutlu bir görevi de üstlenmiş bulunmaktadır. Gönül Sitesi; görüş, öneri ve eleştirilerinize her zaman açıktır. Web sitemiz harici linklerden sorumlu değildir. Gönül Sitesi’nde yayınlanan her türlü yazı, şiir, görüş, düşünce ve telif hakları yazarına aittir. İsim anılmadan, kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.  İletişim kurmak için e-posta adresi: gonulsnet@gonulsitesi.net 

 

 


WEB SİTEMİZİ ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDER MİSİNİZ?

 


 

 

 

GÖNÜLDEN GÖNÜLE

 

Naci GÜMÜŞ

 

GÖNÜLDEN GÖNÜLE DUYUŞ VE DÜŞÜNÜŞ

 

Gönül, sözlük anlamı; sevgi, hatır, anma ve düşünüş. Yani kalpte oluşan duyguların kaynağıdır gönül. Mecazi anlamı istek ve arzudur.

 

Yüzyıllarca en çok kullanılan, en tesirli kelimedir gönül.

 

“Gönülden gönüle bir yol vardır”, “gönülden ırak olmak”,  “kırk gönül”, “yaralı gönül”, “gönül yapmak”, “gönül yıkmak”, “gönlü zengin”, “gönül bağlamak”, “gönül vermek”, “gönül çalmak”, “gönlü zengin”, “gönül açmak” gibi sayfalarca çoğaltabileceğimiz deyimler yeterince meramımızı anlatıyor olmalı.

 

Gönül Türkülerde, şarkılarda, şiirlerde, resimlerde terennüm edile gelir ezelden beri. Başka bir ifade daha var ki bütün gönül kavramlarını kuşatıcıdır: Gönül Dünyası… Mevlânâ’da hoşgörü, Yunus Emre’de sevgi, şairlerde aşktır ‘Gönül Dünyası’.

 

Gönül Dünyası’nda çıkar ilişkileri, cinselliğin hayvani güdüleri yoktur. Gönülden gönüle bir yol vardır. Gönülden gönüle duyuş ve düşünüş hayata anlam katar.

 

Gönülden gönüle duyuş; kalp gözü açık olmak, yalnız insanın değil bütün canlıların hissiyatını anlamaya çalışmak,  dostun/dostların ruhundaki cevelanı duyumsamaktır. Gönülden gönüle düşünüş; yaratılışın hikmetine, varlığın sebebine, görev sorumluluğa müdrik olmaktır.

 

* * *

 

GÖNLÜMÜZÜ TİTRETEN ŞARKILAR

 

Ruhum, dinlediğim şarkının melodisi içinde sesin ahengine göre şekilden şekle giriyor. Duygularım çırpınırken gönlüm titriyor. Bedenim burkuluyor. Hüzün bulutları başıma çöküyorsa da onu hemen özlem rüzgârları dağıtıyor. Derken koca bir hayat birkaç saniye içerisine sığıyor. Ardından hemen uçuşup gidiyor. Ne yapmak gerekir bilemiyorum. Düşüncemi bir yere getirebilsem belki cevabını bulurdum. Dinlediğim müziğin “-insan doğarken ağlar” dizesine bir soru ile takılıyor kafam: İnsanoğlu sonradan niye ağlıyor?

“Nasıl geçti habersiz” şarkısının ahengine paralel bir armoni içinde iken, telgrafın tellerine artık kuşların konmadığını, akasyaların çiçek açmadığını düşünebiliyorum. Eski yeni birbirine karışıyor. Arzularımı bu şarkıların kelimelerinden kurtaramıyorum. Ne müziğe ne kendime gelemiyorum. Başka bir şarkı altın sesli bir sanatkârın dudaklarından “Dört mevsim içinde bir bahar olur” nağmesiyle sihirli sözlere bürünmekte, gönül bahçemizden gönül şarkıları sırayı izlemekte, gönül telimizi titretmekte. Sonra “kimseler gelmez senin bağrı ateş feryadına” diye başlıyor sanatkâr. Bedenim mengeneye girip çıkıyor o anda. Bestelerde tınılar, şarkılarda kelimeler dağılıyor bir anda.  Derken ağlamadan kaçarak, bulunduğum ortamdan uzaklaşarak bahçeye atıyorum kendimi.

Temiz serin bir hava, fark edilmeyi bekleyen güzel bir doğa. Şükür edası ile rahat bir nefes alır gibi oluyorum.

 

 

 

yeni

Kâğıda Damlayan Gözyaşı

Gürsel ÇOPUR

     

      Bitmemiş mısraların serhaddinde usulünce devam eden kalem sancısı vardır. Mevsimi gelmiş toplanan meyvelerin dallarından koparılmasıdır bu. İnsanın olduğu her yere bu meyveyi armağan edebilme gayreti olduğu müddetçe, gözlerdeki taze bakışlar solmayacaktır.

 

>>> Yazının tamamını okumak için tıklayınız>>>>>

 

 

 

 

·   SEZAİ KARAKOÇ VE DİRİLİŞ

·   MEVLÂNÂ TÜRBESİ ve MÜZESİ

·   DUA'YA DÂVET

·   ŞİİR VE NEFİS GÖRÜNTÜ

·   UÇUN KUŞLAR

·   YENİDEN DİRİLİŞ 

·   YAĞMUR GÜZELİ

·   PERİ KIZI İLE ÇOBAN

·   RENK  KODLARI VE ŞİİR

·   GÖNÜL HATIRASI 

·   BİR SEN GÜZELSİN

·   her dilden “seni seviyorum”

·   BİR MEKTUBUNUZ VAR!.

·   BİLMEDİKLERİMİZ

·   KARAKTER TESTİ

·   SAĞLIK SİTELERİ

·   RESMİ KURUMLAR

 

·    Dünya Ünlüleri

·    Fotografların Dili

·    HARİKA GÖRÜNTÜLER

·    SPOR

·    SEÇME ŞİİRLER

·    EĞİTİM

·    YAYINEVLERİ

·    DOST SİTELER

·    GENEL HAVA DURUMU

·    İLETİŞİM FORMU

·    GÜNEYDOĞU GÜNEŞİ

·    Yeni Çıkan Kitaplarımız

·    HAREKETLİ RESİMLER-MANZARALAR

·    ZİYARETÇİ  ANKETLERİ

·    ZİYARETÇİ PROFİLİ

·    BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU

 

 

 

01.09.2000 tarihinden itibaren  Ziyaret Eden

 

Amazing Counters .kişisiniz

 

 

YAZARLARIMIZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ahmet Süreyya DURNA

 

 

ENES YALÇIN

-ŞİİRLERİ

-YAZILARI

 

 

 

Gürsel ÇOPUR

Şiirler

Denemeler

 

 

 

Oyhan Hasan BILDIRKİ:

Şair ve Yazar

 

 

*                    

Zülfikar Yapar Kaleli:

ŞİİRLER

 

 

Ana Sayfa | Şairler ve Şiirler | Kültür Sanat ve Edebiyat | Müzik | Egenin İncisi: İzmir |İletişim Formu

 

Copyright © gonulsitesi.net  - Designed by Naci Gümüş