Gönül Sitesi


 

İÇGÜDÜLERİMİZDE ŞEKİLLENEN

GERÇEKLER

 

Kapalı kapıyı

Üç kere parmaklarımla

Tıkırdattım...

“Meşguldür...” diye

Düşündüm

Sonra,

Ceketimin düğmesini

İlikleyerek

İçeriye girdim...

Başım eğikti,

Karşıya bakmaktan

Çekiniyordum...

Masaya doğru

İlerledim...

Sert bir ses

Kötü bir bakış

İçgüdülerimde

Şekilleniyordu...

O an,

Rüzgarın açtığı

Pencereye doğru

Yavaş yavaş

Başımı çevirdim...

Masa üzerindeki

Kağıtlar

Yerlere savrulmuştu...

Ben onları

Bir mahcubiyetle

Başım eğik

Tek tek topladım...

Ve masanın üzerine

Bıraktım...

Bir gürleme,

Sert bir bakış beklerken

Başımı yavaş yavaş

Kaldırdım...

İri bir koltuk

Bomboş karşımdaydı...

Törenle,

İrkilerek girdiğim

Bu makam odasından

Boş koltuğu selamlayarak

Geri adımlarla

Dışarı çıktım...

Kapı önünde bekleyenler de

Tek tek

Benim gibi yaptılar...

Hayatın iğretiliği

Rüzgârla çarpan

Pencerelerde

Akisleniyordu...

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

 

 

 

 

GÜNDÜZ GECEDEN BAŞLAR

 

Timsahların oynaştığı yerlerde

Tavus kuşları da yaşar...

Gelincikler serpilir

Yollara...

Güneş düşlerimizde

Doğar...

Durmaz

Yıldızların

Şiirsel yansımaları...

Yığınlaşan sevinçler

İçimize sığar…

 

Seviyesinde ilişkilerin

Sıcaklığı yayılır…

Kırgınlıklar

Ve iç kapanıklıklar

Yer bulmaz

Yaşantımızda…

 

Ülkeleri aşar

Elmas gibi işlenen

Dostluklar...

Soluk alır güzellikler

Değer kazanır çağ...

Anlaşılmazlığı konuşulmaz

Varsayımların...

 

Düğümlenmez

Hukuk içinde hukuk

Aşılır ayrıntısı farklılıkların...

Koşarız

Düşüncelerimizle

Kuşkuları aşarak...

 

Biliriz...

Zevklidir

Böylesine yaşamak...

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Mantes la Ville – 05.04.2001

 

 

Bu şiir aşağıdaki yayın organlarında

yer almıştır:

 

1)       00.04.2001 http://yitikulke.hypermart.net/uzeyir-lokman-cayci.htm

2)       00.06.2001 http://www.mesaj.org/ulcayci/siirler_tr_3.htm

 

 

HEP KÖŞELİ DOĞDU GÜNEŞ

 

Henüz aydınlanmadı ortalık

Beraberliğine dostluğun...

Hep köşeli doğdu güneş

Kusurların üstüne.

Yazılar değiştirmedi

Katılığını

Duygusuzluğun...

 

Kışkırtmalar ödül aldı,

Boğa güreşi gibi

Seyredildi olaylar...

Barış türküleri

Duyulmadı

Bir karış ötede.

 

Derindi,

İnilemeyecek kadar

Sancılar...

Basıldı benzerleriyle çağ

Simsiyah sayfalara

Kan sızdıran hücrelere...

Masum yöntemler gibi,

Sokuşturuldu bozgunculuklar

Fakirlerin üstüne...

 

İriydi ayakları

Aptallıkların...

Çekilecekti acılar

Açlığına insanların.

Anlaşılmamak içindi,

Boyalar,

Demeçler

Ve biçimler...

Pankartlara,

Çığlıklara sığmayan

Acılara rağmen...

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Magnanville,19.03.2001

 

ÜZEYİR LOKMAN ÇAYCI’DAN TABLOLAR:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

A été publié dans 

 

 

 

HALİL İBRAHİM GÖCEK

 

 

Sa mère :

« Tu es ma fleur » lui disait-elle.

C’est de Yozgat

Qu’il est venu en France…

Il a porté de l’amour et de l’espoir

Dans son cœur

Avec la nostalgie…

 

Il a été mineur de fond pendant des années

Ila respiré les poussières de charbon

Il a emmené la fatigue à sa maison…

Ses enfants

L’ont attendu

Devant les fenêtres.

 

A Forbach

Un jour

La mauvaise nouvelle est arrivée à sa maison

Halil Ibrahim GÖCEK

Etait mort en morceaux

Dans la galerie minière…

Les larmes

Se sont jointes aux cris…

L’amour qu’on avait pour lui

Est devenu profond dans les cœurs.

 

Ses souvenirs

Ont été envoyé par-ci par-là

Sous forme de charbon,

Ils se sont brûlés

Ils sont devenus cendres

Comme lui…

 

Sa mère :

« Tu es ma fleur » lui disait-elle.

C’est de France

Qu’il est parti pour Yozgat.

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Metz – 1996

 

Traduit par : Yakup YURT

 

 

 

 

Teknoloji ürünleri kolayca Hipernex'den alınır...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER ŞİİRLERİ

ZAMBAKLARIN AÇTIĞI YERDE

 

Zambakların açtığı yerde

Böcekler de var…

Zaman gelir

Hafıza içinde

Kaybolur sırlar…

 

Dünya hâli bu,

Kimi ölür,

Kimi doğar…

 

Zambakların açtığı yerde

Böcekler de var…

Derinliklerde kalır

Birçok şey…

Görülmez belki kusurlar.

Çoğu zaman

Keşfedemezler gerçeği

Yazarlar, çizerler,

Okurlar...

 

Zambakların açtığı yerde

Böcekler de var…

Dünya hâli bu,

Kimi ölür,

Kimi doğar…

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Paris – 09.05.1999

 

KAPAR KAPILARINI DOSTLARINA

 

İnsan nereye girerse girsin

Hangi çıkmazlarda

Kalırsa kalsın

Güneşin ışığından kaçamaz…

 

Yağmur, rüzgâr etkiler

Üşür soğuk havalarda…

Nufus cüzdanı üzerindeki

Vesikalık resmi gibi,

Farklılaşır bazı halleri...

 

Kendi içindekilerle yorumlar

Dışındakilerini

Sevmediklerini beğenmez

Beğendiklerini sevemez

Kapar kapılarını dostlarına...

 

Davranışları

Ve konuştukları farklılaşır

Zaman zaman...

Filmin « son » yazmasından

Öncesinde kalır düşüncesi

Yarı uykulu gezer

Gezerken unutur gerçekleri

Kapar kapılarını dostlarına...

Üzeyir Lokman ÇAYCI

 

KAPAR KAPILARINI DOSTLARINA

 

İnsan nereye girerse girsin

Hangi çıkmazlarda

Kalırsa kalsın

Güneşin ışığından kaçamaz…

 

Yağmur, rüzgâr etkiler

Üşür soğuk havalarda…

Nufus cüzdanı üzerindeki

Vesikalık resmi gibi,

Farklılaşır bazı halleri...

 

Kendi içindekilerle yorumlar

Dışındakilerini

Sevmediklerini beğenmez

Beğendiklerini sevemez

Kapar kapılarını dostlarına...

 

Davranışları

Ve konuştukları farklılaşır

Zaman zaman...

Filmin « son » yazmasından

Öncesinde kalır düşüncesi

Yarı uykulu gezer

Gezerken unutur gerçekleri

Kapar kapılarını dostlarına...

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Magnanville – Mart 1999

 

ZAMBAKLARIN AÇTIĞI YERDE

 

Zambakların açtığı yerde

Böcekler de var…

Zaman gelir

Hafıza içinde

Kaybolur sırlar…

 

Dünya hâli bu,

Kimi ölür,

Kimi doğar…

 

Zambakların açtığı yerde

Böcekler de var…

Derinliklerde kalır

Birçok şey…

Görülmez belki kusurlar.

Çoğu zaman

Keşfedemezler gerçeği

Yazarlar, çizerler,

Okurlar...

 

Zambakların açtığı yerde

Böcekler de var…

Dünya hâli bu,

Kimi ölür,

Kimi doğar…

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Paris – 09.05.1999

 

İNSANLARI TANIMAK İSTİYORUM

 

Ellerinle götür beni oralara

Senli benli acılar

Çığıldarken

O ıssız sokaklarda

 

 

Karanlık örtülmeden

Duman sarmadan

Gözlerimi

İnsanları tanımak istiyorum.

 

Unutulmuş bir kentin insanları

Gömülmek üzere

Karanlıklara

Durma

Uyandır yıldızları...

 

Ellerinle götür beni oralara

İnsanları tanımak istiyorum.

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

ANASAYFAYA DÖN